İsmail Dayı çeşitli Programlar İle İlçemizde Anıldı

 

Hemşehrimiz olan eski Milletvekili İsmail Dayı ölümünün 11. Yılında Belediyemizin organizesi ile İsmail Dayı Caddesi ve Dursunbey Mezarlığında bulunan mezarının başında anıldı.
1960 yılında Yağmur Yayınevini kuran merhum İsmail Dayı (1926- 2008)’nın yayıncılık faaliyetleri önemli bir yer tutmaktadır. İsmail Dayı dizilen yazıların düzeltilmesi, gazetelerdeki gece sekreterliği, baskısı biten kitapların ciltlenmesine esas olmak üzere forma katlama gibi yayıncılığın farklı alanlarında da çalışmıştır.

Yayınladığı kitaplarda mizanpajdan baskıya, ciltten kapağa kadar çok titiz davranması yayıncılık meselesinin künhüne vakıf olmasından kaynaklanır denilse yeridir. Yetmişli yılların sonunda ise İsmail Dayı’nın kurduğu Yağmur Yayınevi, Şamil Yayınevi, Ülkü Takvimleri, Türk Kültürü Yayınları, Eğitim Yayınları ve Dergâh Yayınları bir araya gelerek Derya Dağıtım’ı kurar ve İsmail Dayı 8 yıl bu şirketin yönetim kurulunda çalışır.
Yayıncılığı kadar hayatına yön veren ilkeler, dürüstlüğü ve beyefendi kişiliği ile de dikkat çeken İsmail Dayı’nın yayın dünyasındaki yerini anlatan İsmail Dayı’ya Armağan kitabı Süleyman Özdemir tarafından yayına hazırlanmış.


Kitapta altmışlı yılların en etkili yayıncısı İsmail Dayı’nın hayatı, yazıları ve onu tanıyanların hatıralarla bezeli yazıları yer alıyor. Sonunda ise bir albüm yer alıyor. Kitapta dikkatimi çeken bazı hususları öne alarak kitabı değerlendirmeye gayret edeceğim.HAYAT, YAYINCILIK VE TANIŞIKLIKLAR
Dursunbey’de dünyaya gelen İsmail Dayı üniversite eğitimi için geldiği İstanbul’da pek kişiyle tanıştı. Ali Fuad Başgil, Nurettin Topçu, Mümtaz Turhan, Tarık Buğra, Necip Fazıl ve Hasan Basri Çantay bu kişiler arasında yer alır.

Hasan Basri Çantay’la İsmail Dayı hemşeridir. İkisinin tanışması Çantay’ın İstanbul Laleli’de bulunduğu bir zamanda gerçekleşir. Bu tanışmanın ardından göre ikisi zaman zaman görüşürlermiş. Pek çok kişi gibi Çantay da İsmail Dayı’ya “Dayı” diye hitap edermiş. Hasan Basri Çantay’ın yakınında bulunan İsmail Dayı onun ilk basımı 1953 yılında yapılan Kuranı Hakim ve Meal-i Kerim adını taşıyan mealinin tashihlerinin toplanmasını sağlar. Çantay merhum geçirdiği kalp krizi sebebiyle eserinin son şeklini vermekte epey güçlük yaşamıştır. Çantay’ın Beyazıt Derinkuyu sokaktaki evinde İsmail Akgün matbaasında basılan mealinin formalarını İsmail Dayı okur Hasan Basri Çantay ise elindeki orijinal nüshadan takip eder. Takriz yazısını merhum Kâmil Miras’ın kaleme aldığı mealin ilk basımı bu dikkatli okumaya rağmen gene de tashihli çıkar. Meal yayına hazırlanırken İsmail Dayı’nın adının da yazılması düşünülür. Fakat Hasan Basri Çantay “Oğlum gizli olursa sevabı daha bol olur” dediği için eserin tashihleri yapan bölümüne İsmail Dayı’nın adı yazılmaz.


Aynı yıllarda hem Gümüşhanevi Dergahının şeyhi olan hem de Zeyrek Camii İmam Hatibi olarak görev yapan Abdülaziz Bekkine ile tanışır.
Sultanahmet Camii İmam Hatibi olan Gönenli Mehmet Efendi ve Mehmed Zahid Kotku ile de tanışıklığı olan İsmail Dayı okulunu bitirince Dursunbey’de muayenehane açma hazırlıklarına başlar.
Fakat Nurettin Topçu’nun babasına “Dursunbey’de kalırsa yalnızca oraya faydası olur ama İstanbul’da kalırsa memlekete faydası olur” demesi onun tekrar Dursunbey’e dönmesini engeller.
İstanbul’da kalmaya karar veren İsmail Dayı kurduğu yayınevinde düşünce, roman, şiir ve piyes türünde eserler yayınlar.


Dönemin düşünce iklimi göz önünde tutulduğunda bu eserlerin 1960’lı yılların sonunda teorik bir hüviyete kavuşan Türk-İslam sentezi düşüncesi ekseninde olduğu ifade edilebilir.
Onun kurduğu Yağmur, önce eski Tercüman gazetesinin de çıktığı Nuruosmaniye Cad. Türbedar Sok. Aydınlar Han 29 numarada daha sonra Sirkeci, Ankara caddesine taşındı. Yayınladığı ilk kitap Ali Fuad Başgil’n İlmin Işığında Günün Meseleleri ikincisi ise Nurettin Topçu’nun Yarınki Türkiye adlı eseridir. O yıllarda eserlerini yayınlatmakta güçlük çeken ve yıllarca yayıncı arayan Tarık Buğra’nın Küçük Ağa romanını Yağmur Yayınevi basmıştır ilk önce. Peyami Safa’nın Doğu Batı Sentezi, Mümtaz Turhan’ın Garplılaşmanın Neresindeyiz adlı eserleri de anılabilir. Bunların dışında dönemin düşünür ve yazarlarının da eserlerini yayınlamıştır: İsmail Hami Danişmend, Hayrettin Karaman, Bekir Topaloğlu, Sezai Karakoç, Ergun Göze bunlar arasında sayılabilir. Haber:T.Yıldız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir