Türkmen Dağı İçin Tepki: “Vahşi Sömürge Madenciliğine Hayır”
Türkmen Dağı İçin Tepki: “Vahşi Sömürge Madenciliğine Hayır”
Balıkesir’de özellikle İvrindi ilçesi ve çevresindeki dağlık alanlarda planlanan yeni madencilik projelerine karşı tepkiler büyüyor. Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği ile Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği öncülüğünde çevre örgütleri ve vatandaşlar, Alihikmetpaşa Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla bölgedeki maden projelerine tepki gösterdi.
Basın açıklamasına Balıkesir Barosu, Balıkesir Çevre Platformu, Kent Konseyi Çevre Meclisi, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açıklamanın ardından çevreciler pankartlarla Balıkesir Valiliği’ne yürüyerek yetkililere çağrıda bulundu. Çevre örgütleri, Valiliğe sundukları dilekçede CVK Madencilik ve 3S Madencilik tarafından planlanan projelerin iptal edilmesini ve ÇED süreçlerinin sonlandırılmasını talep etti.

“Bölgemiz Madencilik Tehdidi Altında”
Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği Başkanı Dilek Yalçın, yaptığı açıklamada Balıkesir’in özellikle son yıllarda yoğun bir madencilik baskısı altında olduğunu belirtti. Yalçın, “İktidarın uyguladığı madencilik politikaları nedeniyle yaşam alanlarımız, köylerimiz, tarlalarımız, meralarımız ve ormanlarımız şirketlere devrediliyor. Tüm Balıkesirlileri bölgemizin havasını, suyunu ve toprağını korumak için yürüttüğümüz mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz” dedi.
Çevre örgütleri tarafından yapılan açıklamada, Türkmen Dağı’nda son bir ay içinde iki ayrı altın madeni için ÇED sürecinin başlatıldığı, ayrıca başka bir maden sahasının da ruhsat devri yoluyla yeni bir şirkete geçtiği ifade edildi.

Madra Dağı’nda Kapasite Artışı Tartışması
Bölgedeki tartışmalı projelerden birinin de Madra Dağı’nda faaliyet gösteren TÜMAD AŞ’ye ait kapasite artışı projesi olduğu belirtildi. 2017 yılından bu yana faaliyet gösteren altın madeni için başlatılan kapasite artışı projesinin ÇED sürecinde sona gelindiği ve kısa süre içinde “ÇED Olumlu” kararı çıkmasının beklendiği ifade edildi.
Çevre örgütleri ise bu projenin doğal dengeyi bozacağı ve bölgedeki tarım alanları ile su kaynaklarını olumsuz etkileyeceği görüşünde.
“Adrese Teslim Ruhsatlar” İddiası
Açıklamada, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) yeni maden sahaları için ihale ve ruhsat süreçlerini hızlandırdığı ileri sürüldü. MAPEG’in 7 Şubat’ta yayımladığı ihale listesinde Balıkesir’de toplam 39 maden alanının bulunduğu ve bu alanların çoğunun 1000 hektarın üzerinde olduğu belirtildi.
Çevreciler ayrıca bazı maden sahalarının ihalesiz şekilde belirli şirketlere verildiğini iddia etti.
Türkmen Dağı’nda Yeni Maden Projeleri
Türkmen Dağı’nda başlatılan projelerden birinin CVK Madencilik AŞ’ye ait olduğu belirtilirken, söz konusu projenin Sarıalan, Gökçeyazı ve Dallımandıra köyleri arasında yer aldığı ifade edildi. Ruhsat alanı 1154 hektar olan projede yalnızca 24,9 hektarlık alan için ÇED başvurusu yapıldığı ve bunun projenin kapsamını gizlemek amacı taşıdığı öne sürüldü.
Ayrıca patlatmalı açık ocak faaliyetlerinin Sarıalan köyüne yaklaşık 330 metre mesafede planlandığı ve bölgedeki tarım arazileri ile meraları doğrudan etkileyebileceği ifade edildi.
Öte yandan Yıldızlar Holding iştiraki olan 3S Madencilik de Türkmen Dağı’nda altın ve antimuan madeni çıkarmak amacıyla yeni bir proje için ÇED süreci başlattı. Proje alanının Kınık köyüne 1.250 metre, Aşağı Kaleoba köyüne ise 1.500 metre mesafede bulunduğu bildirildi.

“Acele Kamulaştırma” Endişesi
Çevreciler ve köylüler, maden projeleri kapsamında tarım arazilerinin kamulaştırılabileceği konusunda da endişelerini dile getirdi. Açıklamada, gerekli izinlerin alınması halinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kamu yararı kararı çıkarılabileceği veya Cumhurbaşkanlığı tarafından “acele kamulaştırma” kararı alınarak köylülerin tarlalarına el konulabileceği ifade edildi.
Türkiye Varlık Fonu’nun Projesi de Gündemde
Türkmen Dağı’nda Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Türk Maden AŞ’nin yürüttüğü sondaj çalışmalarını tamamladığı ve “Güneş Projesi” olarak bilinen altın madeni sahasının Türk Altın AŞ’ye devredildiği belirtildi. ÇED sürecinin henüz başlamadığı, ancak yakın zamanda başlatılmasının beklendiği ifade edildi.
“Madencilik Değil Tarım Desteklenmeli”
Basın açıklamasında bölgede yaşanan kuraklık ve su kaynaklarının azalmasına da dikkat çekildi. Madencilik faaliyetlerinin yoğun su tüketimine neden olduğu belirtilerek bunun tarım ve hayvancılığı olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Çevre örgütleri, madencilik faaliyetlerinin sınırlı sayıda istihdam sağladığını, buna karşın tarım ve hayvancılığın çok daha geniş bir kesime gelir kapısı olduğunu vurgulayarak tarımın desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Eyleme katılan CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı da siyanürle yapılan altın madenciliğine tepki göstererek İliç’te yaşanan felaketin unutulmaması gerektiğini söyledi.
Çevreciler ise mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Türkmen Dağı’na, Madra Dağı’na, Kazdağları’na dokunma” sloganıyla çağrıda bulundu.